Dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğu olan disleksiye ilişkin, belirgin özelliklerinden biri harflerin ve kelimelerin karıştırılması ve tersten

algılanmasıdır. Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada zorluk yaşarlar. b, d, p, q harfleri, 6,9 gibi sayıları karışık algılama, ne- en, 3-E, 12-21, çok-koç; olarak algılamak gibi… Okurken kelime atlayabilir, hecelerin seslerini karıştırabilir ya da sessiz harflerin yerini değiştirip ve sıklıkla yazım hatası yapabilirler.Yazı yazmada zorluk çekebilir, konuşurken anlama en uyun kelimeyi bulmada güçlük yaşayabilir, yön ( yukarı-aşağı) ve zaman (dün,bugün, yarın ) kavramları konusunda zorluklar yaşayabilirler. Disleksi, yapısal orijinli kompleks nörolojik bir durumdur. Belirtileri, öğrenme ve işlevleri ile ilgili birçok alanı içerir; okuma, heceleme, yazım dili gibi. İki tip disleksiden söz edilmektedir;

1.Disfonetik İşitsel Form ( Algısal ,P tipi)
2.Diseidic Görsel form ( Linguistik, L tipi)

Dikkat-eksikligi% 60- 80 i erkektir. Disleksiyi bir hastalıktan ziyade öğrenme ile ilgili zihinsel süreçlerde bir farklılık olarak algılamak daha doru bir yaklaşımdır. Erken tanı ve müdahale her sorunda olduğu gibi öğrenme güçlüğü olan vakalar içinde çok önemlidir. Bu nedenle riskli çocukların özellikle okul öncesi dönemde dikkatle izlenmesi gerekir. Genellikle öğrenme bozukluğu ilköğretimle beraber fark edilir. Ancak okul öncesi dönemde zekâsı normal olduğu halde konuşma gelişiminde gecikme, aşırı hareketlilik,algılama sorunları ve koordinasyon zayıflığı olan riskli çocukların öğrenme bozukluğu açısından değerlendirilmesi, erken tanı ve müdahale için önem taşır. Erken tanı konulduğu oranda çocuklar akranlarına yetişebilmekte, gerçek potansiyellerine ulaşabilmektedir.

Disleksi Tedavisinde Nasıl Bir Yol İzlenmektedir?
Öğrenme bozukluğu olan çocuk ve gençlerin eğitiminde özel eğitim desteği, çocuğun benlik saygısını geliştirmek, güçlü yönlerini ortaya çıkararak, çocuğun ve ailenin fark etmesini sağlamak, sağlıklı anne-baba tutumlarının oluşmasında aileye destek vermek ve çocuğun kişisel ve duygusal gelişimi için psikolojik destek alınması önem taşımaktadır.